Dezenformasyon ve Misenformasyonla Yayılan İnfodemi, Pandemi’den de Ölümcül…

Pandemi kavramına bile, henüz uyum sağlamaya çalışıyorduk. Çevrimiçi dünyaya ve sosyal medyaya sürükleniş ile birlikte, yeni kavramlar hayatı belirler hale geldi. Örneğin Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Covid 19 Yeni Tip Koronavirüs Pandemisi ile birlikte, İnfodemi’ye karşı da mücadele verdiğini duyurdu. “Sosyal medya içerikleri yerine, güvenilir haber kaynaklarına itibar edin” uyarısı yaptı.

Pandemi kavramına bile, henüz uyum sağlamaya çalışıyorduk. Çevrimiçi dünyaya ve sosyal medyaya sürükleniş ile birlikte, yeni kavramlar hayatı belirler hale geldi. Örneğin Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Covid 19 Yeni Tip Koronavirüs Pandemisi ile birlikte, İnfodemi’ye karşı da mücadele verdiğini duyurdu. “Sosyal medya içerikleri yerine, güvenilir haber kaynaklarına itibar edin” uyarısı yaptı. Küresel salgının, Pandemi olarak adlandırıldığını, sarsıcı biçimde hatırlamıştık. Böylece sosyal medya üzerinden “küresel bilgi ve haber kirliliğini” tanımlayan İnfodemi kavramıyla da tanıştık. Covid-19, sosyal medya kaynaklı ilk İnfodemi oldu. Bundan önceki hiçbir yalan-yanlış bilgi ve haber dalgası, böylesine küresel bir ölçeğe ulaşmamıştı. WHO’nun Facebook, Twitter, TikTok ve Google işbirliğiyle güvenilir bilgiyi yayma girişimi de, Pandemi’yi manipüle etmeye yönelik infodemi ataklarını önlemeye yetmedi. Konunun pek çok boyutu var, ancak Covid-19 nedeniyle Uzakdoğu Asyalılar ve Afrikalılar’a yönelik ırkçı nefretin Batı’daki sosyal ve ekonomik sonuçları, kısa sürede çok net görüldü.

Teknolojinin Pandemicesi…

İstanbul’da, “Koronavirüsten koruduğu” haberine inanan 30 Türkmen’in, saf alkol içerek eşzamanlı olarak hayatlarını kaybetmeleri örneğinde olduğu gibi, dezenformasyon da Covid-19 kadar ölümcül olabiliyor. Kötü niyetlerle üretilen yanlış bilgi ve haberler, toplumları dezenformasyon bataklığına sürüklüyor. Her gördüğüne, duyduğuna inanan kalabalıkların bilinçsiz paylaşımları ise, çığ etkisi yapıyor. İstem dışı da olsa, en az dezenformasyon kadar ölümcül sonuçlara yol açan misenformasyon, viral hızla yayılıyor. Yani bir yanda, mutasyona uğrayan ve kontrol altına alınamayan bir virüs küresel boyutta ölüm saçıyor. Diğer yanda, türlü dezenformasyon ve misenformasyon niteliğindeki paylaşımlarla viral yoldan yayılan infodemi, çevrimiçi dünyayı tehdit ediyor. Birleşmiş Milletler’in (BM) iki önemli organizasyonu olan BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ile BM Kalkınma Programı (UNDP), Covid-19 ile ilgili yalan-yanlış bilgiye karşı uyaran bir bilinçlendirme kampanyası düzenliyor olsalar da, bu çaba tehlike karşısında cılız kalıyor.

Dijital içerikleri, yapay sinir ağları ve derin öğrenmeye dayalı AI teknolojleriyle gerçek gibi görünecek biçimde, üreten, değiştiren ya da dönüştüren deepfakes, küresel yalan rüzgarının tabi en yıkıcı olanı. Siber dolandırıcılıktan, demokrasi manipülasyonlarına kadar, yerel ve küresel istikrara yönelik birçok tehdidi barındıran deepfake’in de İnfodemi sürecinde, yeni sürümüne evrildiği belirtiliyor. İlk sürüm Deepfakes 1.0, 2017 ve 2018 yıllarında, daha çok faceswap uygulamalar kanalıyla, büyük oranda eğlence bahanesiyle kullanıldı. Önce ünlü kadınların yüz takası yöntemiyle, pornografi içerikli sentetik videoları üretildi. Politikacılar ile diğer tanınmış kişilerin, parodileştirilmiş komik videoları onu izledi.

Deepfake 2.0 mı?

İpuçları geçen yıldan itibaren belirginleşen Deepfakes 2.0 ise, çok daha inandırıcı ve daha derin etkilere sahip. Yaşamsal gerçeklerin saldırı altında kalacağı yeni dönem, İnfodemi sürecinde ivmelenecek gibi gözüküyor. Toplumların gerçeklik ortak paydasının yok olması demek, ortak geleceğin de tehlikeye gireceği anlamına geliyor. Entrikalar yoluyla, manipüle edilmiş bilginin zararlı kullanımı, yüzyıllardır var olsa da, teknoloji artık bunun daha önce görülmemiş bir hızda ve ölçekte yayılmasına olanak tanıyor. Teknolojinin yaygınlaşmasıyla, evde oturan bir genç, bir öğleden sonra akıllı telefonunda yüksek kaliteli bir deepfake video oluşturup dağıtabilecek noktaya gelmek üzere. Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) program yöneticisi Matthew Turek bu durumu, “Bunun nerede biteceğini bilmiyoruz. Sıfır güven ortamına yönelebiliriz” diye yorumluyor.

Aslında Deepfake 2.0 olarak tanımlanmaya çalışılan yeni dönem, deepfake videolar ile sınırlı olmaktan çıktı. Ses klonlama teknolojilerindeki hızlı gelişim ile birlikte, deep voice da öne çıktı. Böylece deepfake ve deep voice, birlikte ya da ayrı ayrı büyük bir tehlike halini aldılar.

İnfodemik Deepfakes senaryoları

Deepfakes’in infodemik etki alanı çok geniş. Dezenformasyon amaçlı manipülasyona uğramış bir video görüntü ve/veya ses kaydı, kaynağını ve gerçekliğini sorgulamadan onu paylaşan bilinçsiz kitlenin misenformasyon desteğiyle, saldırganın bile öngöremeyeceği kadar büyük zarara yol açabilir. İnfodemik deepfakes senaryoları, ancak kaynağındaki kötü niyet; teknoloji ve hayal gücü ile sınırlı.

Önceki yazılarda da söz ettiğimiz gibi, ofislerden evlere taşınmak zorunda kalan şirketlerin, sosyal mesafe uzaklıkları, siber güvenlikten daha da fazla uzaklaşmalarına neden oldu. Farklı ülkelerde ofisleri bulunan global şirketler için geçerli olan deepfakes riskleri, neredeyse artık her ölçekteki şirket için bir tehlike niteliği taşıyor. Üst düzey bir şirket yöneticisinin sesi kopyalanarak ya da deepfake videosu ile daha da inandırıcı gerçek zamanlı bir videokonferans görüşmesi kurgulanarak, sahte finansal talimatlar üretilebileceğini ve böylece şirketlerin milyonlarca dolarının çalınabileceğini biliyoruz. Pandemi sürecinde, sahte yardım kampanyaları, sahte vergi tahsilatı ve sahte haciz gibi şeytani birçok senaryo ile daha korumasız küçük şirketler de çalışanlarıyla birlikte kurban seçilebilir.

Pandemi süreci, aynı zamanda siyasetin ve bürokrasinin, yeterliliklerinin sınandığı olağanüstü bir dönem. Hükümetiyle muhalefetiyle ülkelerin siyasetinde söz sahibi olan siyasi liderler, bu zorlu sınav sürerken karşılaşacakları deepfake saldırılarıyla, ülke içinde ve uluslararası platformda çok kötü durumlara düşürülebilirler. Bu sıkıntılı sürecin atlatılmasına yönelik olarak, herkes onların ağzından çıkacak her söze ve her davranışlarına dikkat kesilmiş durumda. Siyasi liderler, sahte sentetik ses ve görüntüleri kullanılarak kendi ağızlarından topluma verilecek yanlış mesajların İnfodemi’ye dönüşmesi halinde, ortaya çıkacak zararları gidermekte ve itibarlarını geri kazanmakta çok zorlanırlar.

Dünya barışı da toplumsal düzen de tehdit altında

Covid-19 Pandemisi, biyolojik ve kimyasal silahlanmanın bir yarışa dönüştüğü, kültürel farklılıkların ırkçı nefret söylemleriyle manipüle edildiği bir döneme rastladı. Bugün her ülkenin Covid 19 Yeni Tip Koronavirüs ile verdiği savaş, yarın Pandemi’nin kontrol altına alınmasıyla, birbirini suçlayan ya da sorumlu tutan ülkeler arasında düşmanlığa ve hatta yeni bir soğuk savaşa dönüşebilir. Covid-19’un ortaya çıkışı, farklı ülkelere taşınması, ülkeler arasındaki yardımlaşma ve dayanışma problemleri ile daha ağır bedel ödeyen ülkelerde oluşacak toplumsal öfke, viral Deepfake İnfodemisi ile dünya barışının sabote edilmesine yol açabilir. AI tabanlı deepfake teknolojileriyle üretilecek ses ve görüntülere karşı, uluslararası diplomasi zor bir sınavla yüzleşebilir.

Uluslararası barışa yönelen İnfodemi tehlikesi, her ülkenin toplumsal barışı ve kamu düzeni açısından da hayati önem taşıyor. Klonlanmış ses ve türetilmiş sentetik görüntülerle, sosyal ağlar üzerinden yayılacak İnfodemik deepfakes medya örnekleri, birçok ülkede eşzamanlı biçimde insanların paniğe kapılması ile toplumsal infiale, şiddet, yağmacılık ve ırkçı etnik saldırılara varan, telafisi olanaksız tarihi trajedilere yol açabilir.

İnsan hayatı ve ülkelerin sağlık sistemi, İnfodemi’ye karşı korumasız…

Dünyanın her coğrafyasında insan sağlığı açısından, dezenformasyon ve misenformasyonun bileşkesi ile ortaya çıkacak İnfodemik yanlış bilgilendirme ve yönlendirmeler, Pandemi sürecinde bireyin sağlığını ve yaşamını tehlikeye atmakla kalmaz. Yerel sağlık sistemini de zaafa uğratarak, toplum sağlığı için büyük bir tehdit oluşturur. Yeni Tip Koronavirüs’ten korunma önlemi ya da karantina sürecinde kendi kendine tedavi yöntemi olarak, bir hekim, hekimlerin meslek kuruluşu, bir sağlık kuruluşu ya da Bakanlık temsilcisi veya WHO gibi uluslararası bir sağlık kuruluşu sözcüsünün AI yardımıyla dijital olarak üretilmiş sahte ses ve görüntüleriyle aktarılan yanlış bilgiler, ölüme kadar varan kötü sonuçlara yol açabilir. İnsan sağlığı için zararlı kimyasallar ve farklı hastalıklara yönelik geliştirilen ilaçların Covid-19’a karşı kullanımını teşvik eden, saf alkol ya da dezenfektanların hatalı kullanımları gibi yanlış yönlendirmeler içeren deepfakes mesajları, yerel sağlık kuruluşlarının yatak ve yoğun bakım kapasitelerini aşan Pandemi yüküne, bir de İnfodemi yükü ekleyecektir.

Facebook’un önderliğinde gerçekleştirilen Deepfake Detection Challenge (DFDC) sonucu ortaya çıkacak deepfake tespit modelleri, ABD’nin gündemindeki Deepfake Önleme Yasası ve Facebook, Twitter gibi küresel sosyal ağların deepfake için getirmeye çalıştığı sınırlamalar, deepfakes kaynaklı İnfodemi tehdidini, bugünden yarına ortadan kaldırmayacak. Üstelik İnfodemik içerikler, tespit edildiğinde sosyal ağlar ve web sitelerinden kaldırılsalar bile, “Zombi” içeriklere dönüşüp, internet arşivinde erişilebilir olmaya devam edebilir. Hatta bazen gerçek, doğru ve orijinal içeriklerden daha da fazla etkileşim sağlayabilirler. Zombi içerikleri bir başka yazıya bırakalım, ancak şunu da hiç unutmayalım: “Bir yalan, hakikat daha botlarını giymeden, dünyanın yarısını dolaşabilir”

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: