Influencerlar Bilgisayarların Deepfake Modellerine İştah Kabartıyorlar

Tüketim gibi pazarlamanın da sınırı yok. Özellikle de tüketim tercihlerinin jet hızıyla değişip dönüştüğü bilişim sektöründe. CD roomlar ya da DVD’lere kadar gitmeye bile gerek yok. Bulut çağında, flashdiscler ve harddiscler bile neredeyse demode oldu.
Teknolojinin ürün geliştirme hızı mı, tüketim şımarıklığına yol açtı? Yoksa tüketme tatminsizliği mi, teknoloji geliştiricileri yarış atı gibi koşturuyor? Kuşkusuz, bu bir yumurta tavuk çelişkisi. Ama en büyük iş, pazarlama zekasına düşüyor. Çünkü onların, hem tüketiciyi ve pazarı, hem de teknolojiyi ve ürünü tanımaları gerekiyor. Daha üst modelini, daha pahalısını, kime hangi mesajla satacaklar? Zaten bir tane varken, yeni ve daha pahalı bir tanesini satın almaya nasıl ikna edecekler? Göreceli ihtiyaçlar icat edip, onları nasıl gerçekten vazgeçilmez gereksinimlermiş gibi hissettirecekler?
Bilişim sektöründe hardware tüketimi, mobil cihazlara evrildikten sonra, bir miktar pazarın enerjisi düşer gibi oldu. Ama software ve internet imdada yetişti. Tam onu da kanıksamaya başlamıştık ki, hardware pazarlamakta zorlananlar “game over” olmamak için, oyun sektörüne tutundular. Pazarlamacılar reklamları patlattı, “Oyun Bilgisayarı” diye bir kategori icat edildi. Her yaştaki çocuk ruhlar, o en sevdikleri araba yarışı, savaş ya da macera oyunlarını takılmadan oynayabilmek için, konfigürasyonu daha güçlü cihazlar almaları gerektiğine inandırıldı ya da almak zorunda bırakıldılar.
Şimdi ise sıra, “büyüklere oyunlar” da. Bağımlılık daha oluşmuş ve yayılmış sayılmaz, henüz sampling dozundayız. Sosyal medyaya salınan ilk örneklerle, deepfake’in tadına bakıyoruz. “Aynı gerçek gibiydi, az daha inanacaktım. Çatlayana kadar güldük”lerle başlayan alıştırma turlarının, “Deepfake videolarınızı üretirken, zorlanıyor musunuz?” diye başlayan reklamları buyur etmesine az kaldı gibi görünüyor. Öyle ya, herkes deepfake videosuna likeları toplarken, siz geride mi kalacaksınız? Alacaksınız CPU’su, işlemcisi güçlü üst model bilgisayarları, ezdirmeyeceksiniz kendinizi.


Yapay tüketim elçileri; influencerlar


Geçmişte yeni tüketim alışkanlıklarını enjekte edebilmek için, daha çok kişiye ulaşacak reklamlara para harcanırdı. Artık nokta atışı yapıyorlar, aramıza ajan sokuyorlar. Çevrimiçi dünyanın vatandaşları olarak, tam olarak ne yapmaya çalıştıklarının farkında olmasak da, onları birçoğumuz tanıyoruz değil mi? Çektikleri videolarla, bir arkadaş samimiyetiyle, bize bazı şeyleri nasıl yapmamız gerektiğini ya da nasıl yapabileceğimizi anlatıyorlar. Kendi bilgilerini ve deneyimlerini aktarıyorlar. Youtube’dan videolarını izlerken, anlattıklarına odaklandığımızı sanıp, aslında kendilerini takibe başlıyoruz. Çünkü onları, henüz beceremediklerimizi yapabilen, nasıl yapılacağını öğreten, bizden önce tecrübe etmiş, üstün ve hatta idol kişilikler olarak algılıyoruz. İlgi duyduğumuz alan, moda da teknoloji de olsa, bu Youtuberlar, o alanda bilgi, beceri ve deneyim sahibi. Çoğunlukla sanıyoruz ki, bizimle iyi niyetle bilgi ve becerilerini paylaşıyorlar. Oysa, ratingi yüksek olanların arkalarında profesyonel ajanslar var. Şirket ve markalarla, aslında ciddi bütçeli tanıtım sözleşmeleri yapıyorlar. Karşılığında, ilgi alanımıza yönelik tüketimimizi belli ürün ve markalara yönlendiriyorlar. Yeni başlayanlar, takipçilerini artırıp markaları etkilemeye çalışsa da markalar, Youtube’da dikiş tutturanları, ünü ve takipçisi fazla olanları satın alıyor. Onlar, çevrimiçi dünyanın yapay tüketim iştahlandırıcıları, biricik influencerlarımız…


Ben deepfake’imi yaptım, siz de yapabilirsiniz…


Eğer bu yazıyı okuyorsanız, büyük olasılıkla deepfake nedir, biliyorsunuzdur. Zaten “ne olduğunu” öğrendiğiniz andan itibaren, “nasıl yapılır” ile de ilgilenmeye başlayacaksınız demektir. Çevrimiçi okuryazarlığınız varsa, mutlaka karşılaşmışsınızdır. Yapay zekanın (ai), mümkün kıldığı derin öğrenme, geliştirilen algoritmalarla yapay sinir ağları üzerinden, makinelerin eğitilmesine olanak sağlıyor. Böylece, katmanları değişikliğe uğratılmış, orjinalin türevi, sentetik ama hiper gerçekçi ses ve görüntü kayıtlarından oluşan, inandırıcı sahte medya üretme teknolojileri geliştirilebiliyor. 2017’de Reddit.com’da, videolardaki kadınların yüzlerini, ünlü yüzlerle değiştirerek ilk yapay zeka pornolarını piyasaya süren Deepfakes adlı kullanıcı, bugüne kadar ortaya çıkıp da, kendi hikayesini anlatmadı. Politikacı, iş insanı ve sanatçı ünlülerin ilk viral deepfake örneklerini sosyal medyaya servis eden diğer isimsiz kahramanlar (!) da öyle. Ama, dünyanın önde gelen üniversitelerinde AR-GE ekipleriyle deepfake teknolojileri geliştiren Hao Li, Hany Faid gibi bilişim ve teknoloji profesörleri, birçok akademik çıktılar üretilmesini sağlamakla yetinmiyorlar. Dünya medyasına verdikleri röportajlarla da konuyu köpürtüyorlar. Açık kaynak platformlarında, deepfake üretimine olanak sağlayan yazılım kütüphaneleri herkesin kolayca erişimine sunulmuş ve eğlenceli deepfake mobil uygulamaları piyasaya sürülmüş olsa da, iştahı artıracak tüketim elçilerinin etkileme güçlerinden vazgeçmek, yine de mümkün değil…
“Bakın ben deepfake videomu yaptım, siz de yapabilirsiniz” diye söze başlayan influencerlar, sonunda Youtube’da cirit atmaya başladılar. Siz yeter ki, merak edip ulaşmak isteyin. Birçok ülkeden ve birçok farklı dilden örnekler bulmak kolay. Ama bu deepfake eğitmenleri, son derece sorumluluk sahibi olduklarını ortaya koymakta, akademisyenler kadar özenliler. Önce kendi yüzleriyle hazırladıkları deepfake örneklerini izletiyorlar. Ardından, “Ama unutmayın ki, bunları kimseyi kandırmak için yapmadım, tek amacım arkadaşlarımla eğlenmek. Size nasıl yapılacağını göstereceğim, ama ne amaçla kullanacağınız size kalmış” uyarısında bulunmayı ihmal etmiyorlar.


Tek derste deepfake üretimi, aslında neyin pazarlaması?


Influencerlar ile markalar arasındaki sözleşmeler, kuşkusuz taraflar arasında gizli özel ticari nitelik taşır. Bu yüzden, “deepfake’imi nasıl yaparım?” eğitim videoları yayınlayanlardan hangilerinin, bunu kime hangi pazarlama faaliyeti karşılığında faturalandırdığını bilmek tabi mümkün değil. Ama deepfake teknolojilerinden yararlanmak için gerekli yazılımlara, hangi kaynaktan nasıl erişeceğinizi anlatanların, “ihtiyaç duyacağınız hardware gereklerine yaptıkları vurgu” dikkatlerden kaçmıyor. “Sadece işlemcinizin değil, ekran kartınızın da hızlı olması gerektiğini” üstüne basa basa hatırlatıyorlar.
Aslında söyledikleri doğru. Başkalarını kandıracak videoları nasıl hazırlayacağınızı anlatırken sizi kandırmıyorlar. Ama deepfake üretme iştahınızı tetiklerken, aslında hardware üreticilerinin, yüksek konfigürasyonlu deepfake modellerinin bilinçaltı pazarlamasını da yapmış oluyorlar. Tek derste, deepfake teknolojisiyle nasıl sahte medya üreteceğinizi anlatırlarken, bunun için önce uygun bilgisayarı edinmiş olmanız gerektiğini anlatıp, “Almazsan yapamazsın, boşuna heveslenme” mesajı veriyorlar.
Ticari amaçla, deepfake hazırlamayı öğreten videolar yayınlamak, göreceli masum sayılabilir. Ama sadece para kazanmayı amaçlıyor olsalar bile, yine de siber saldırı niyeti taşıyanlar kadar tehlike oluşturuyorlar. Çünkü manipüle edilmiş video üretimini provoke edebildiklerinde, kendi başlarına üretecekleri deepfake medyanın yol açabileceğinden çok daha büyük bir kaosu tetiklemiş olacaklar…

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: