Realite Dualite’ye Dönüşürken, Ruh İkiziniz Bir Deepfake Olabilir…

Aşka inananlar, daima ruh ikizlerini ararlar. Sevgiyi savunanlar, fiziksel güzelliğe değil, ruh güzelliğine bakarlar. Görünen o ki, bu kriterlerle gerçek aşkın peşinde koşanlar, teknolojinin çevrimiçi geleceğinde, aşkı bulmakta hiç zorlanmayacaklar. Dijital bedenler ve yapay ruhlar, aşkın gerçekliğini de başkalaştıracaklar.

Değişim zaten başlamıştı, pandemi sadece hızlandırdı. Yaşam tarzımız, davranışlarımız, değer yargılarımız, hatta duygularımız bile değişime uğruyor. Pandemi sona erdiğinde, hayat, yeni normal düzende yaşanacak. Tüketim toplumunun sempatik alışkanlıklarından Sevgililer Günü bile, belki değişimden payına düşeni alacak. Her yıl 14 Şubat’ta olsa bile, eskisinden farklı kutlanacak.

Aşk mesafe tanımaz, çevrimiçi flörtle hayata uyum sağlar

Dijital dönüşüm ve pandemi birlikteliği, sadece iş ve sosyal ilişkilerin değil, duygusal etkileşimin de daha çok çevrimiçi platformlara taşınmasına yol açtı. Evden çalışma süreci uzadıkça, sosyalleşme alanlarından uzak kalan Y kuşağı başta olmak üzere, sosyal mesafe boşluğunu, duygusal yakınlaşmalarla gidermek isteyenlerin sayısı arttı. Onlar ve kendini diğer tüm yalnız hissedenler, dijital evrenin en gözde adreslerinden arkadaşlık platformlarına yöneldiler.

Bloomberg’e, Y kuşağı kullanıcıların etkileşiminde artış belirlediklerini aktaran OkCupid yetkilileri, konuşulan konuların da pandemiden etkilendiğine dikkat çektiler. OkCupid, yılın ilk 2 ayında, koronavirüsten bahsedenlerin sayısında% 188 artış belirledi. Mart ayında, mesajlaşma sayısında bir haftada % 116 artış kaydeden arkadaşlık sitesi The Inner Circle’ın CEO’su da bu tespite katıldı.. David Vermeulen, CNBC-E’ye, ’karantina’dan bahseden üyelerde % 800 artış olduğunu söyledi. 

Deutsche Welle’ye (DW) göre, kullanıcılar çevrimiçi flört platformlardaki iletişimlerinde, eskisinden daha nazikler. Çünkü, daha sık ve uzun süre sohbet etmek için daha istekliler. Statista.com’un Nisan ayı anketini yanıtlayan çevrimiçi flört platformu kullanıcılarının % 53’ü, pandemi sürecinde kullanımlarının arttığını belirtiyor. BBC News’e göre İngiltere’de, ünlü çevrimiçi flört platformu Tinder’daki günlük konuşmalar, Şubat ortası ile Mart sonu arasında % 12 arttı. DW’nin haberine göre İtalya ve İspanya gibi ülkelerde, Tinder Mart ayında günlük mesaj sayısında, % 25’e varan artış sağladı. Sohbetlerin uzunluğu da Şubat ayına göre% 10 ila% 30 arasında arttı. Aslında flört ağları, başından beri özellikle batılı kullanıcılar açısından tanışma ve buluşma platformuydu. Ama pandemide, sadece tanışabilmek bile büyük mutluluk oldu. Özgür flört anlayışı bu yolla çevrimiçi karantinaya tabi tutuldu.

Ekonomik kriz, çevrimiçi flörtü bile zorlaştırıyor

Tinder İcra Kurulu Başkanı Elie Seidman

Pandemi süreci, çevrimiçi flört uygulamaları açısından hem büyük bir fırsat, hem de tehdit oluşturdu. Çünkü kullanım oranları ile birlikte, ekonomik sıkıntılar da arttı. Bu da, kullanıcıların flört uygulamalarına ayırabilecekleri bütçelerde kısıntıya yol açtı. Tinder’ın İcra Kurulu Başkanı Elie Seidman, BBC News’e verdiği röportajda, sosyal mesafe koşullarının çevrimiçi arkadaşlık platformlarına, servet niteliğinde yeni kullanıcılar kazandırdığını vurguluyor. Örneğin Tinder kullanıcıları 29 Mart Pazar günü dünya çapında, 3 milyar profil araması yaptı. Bu, yaklaşık 8 yıldır faaliyette olan uygulamanın, bir günde kaydettiği en fazla profil aramasıydı. Seidman, kullanıcı davranışlarında, pandemi öncesindeki istikrarın ise, kısa sürede ” dramatik bir değişime” uğradığını söylüyor. Çünkü çevrimiçi ücretsiz arkadaşlık platformlarına yöneliş artarken, geliri premium aboneliklere dayanan Tinder gibi platformlar için, ücretli kullanıcıların oranı giderek azalıyor.

Tinder’ın patronu, “ABD’de işsizlik rakamlarını öngörmek zor. Ekonomideki gelişmelerin pek çok üyemiz üzerindeki etkisi konusunda çok endişeliyim” diye konuşuyor. Tinder, 2012’deki lansmanından bu yana 340 milyondan fazla kez indirildi. Ancak gelirlerinin büyük çoğunluğu, daha ayrıcalıklı “primium” hizmet için ödeme yapan, sadece 6 milyon aboneden geliyor.  Durumu Bloomberg’e değerlendiren Jeffries analisti Brent Thill, Tinder, OkCupid ve Hinge gibi dünyanın en popüler buluşma uygulamalarına sahip Match Group Inc. için, yıllık gelir artışı tahminini, % 16’dan, % 9’a düşürüyor. 

Buluşmanın yerini, görüntülü sohbet aldı

Pandemik çevrimiçi flörtte, klasik buluşmanın yerini görüntülü sohbet almış durumda. Görüntülü ve sesli sohbetlere izin veren EHarmony, OKCupid ve Match gibi platformlar, pandemide video görüşmelerde büyük artış kaydetti. Canlı görüntülü sohbet olanağı sunan uygulamalardan Filter Off’un kurucusu Zach Schleien, Mart ayının son 2 haftasında kullanıcı sayılarının ikiye katlandığını söyledi. Mart ayında Bumble’daki sesli arama ve görüntülü sohbet sayısında da %84 artış olduğu belirtildi. Loops özelliğiyle Nisan’da kullanıcıların video profil olanağı sunan Tinder da, video tanışma işlevine yöneldi.  Fiziksel buluşmalar pandemi öncesine döndüğünde, görüntülü görüşme yoluyla sanal flörtün popüleritesini koruyup koruyamayacağı ise, merak konusu.

Milyarlarca dolarlık bir pazar

Çeşitli analizler, küresel çevrimiçi buluşma pazarının değerini 6 milyar dolar ile 10 milyar dolar arasında gösteriyor. İnsanlar, başarılı eşleşmelerle sonuçlanma olasılığı yüksek hizmetler için, ödeme yapmaya pandemi öncesi giderek daha istekli hale geliyordu. Böylece pazar hızla büyüyordu. Pazarın cazibesine yüzünden Facebook da, geçen Eylül ayında kendi flört girişimini başlattı. Tinder ise, rekabet avantajı sağlamak amacıyla, ücretli aboneleri için coğrafi konumdan bağımsız, dünyanın her yanındakilerle bağlantı kurma olanağı sağladı.

Duyular gerçeğin aynasıdır

Hayatta pek çok konuda, hiçbir zaman tek doğru yoktu. Ama gerçek olan tekti. 5 duyu, gerçeği tespit etmeye yeterdi. Sağlıklı ortalama bir beyin, duyulardan ulaşan veriyi, analiz eder, gerçek olarak tescillerdi. Tüm davranışlar ve tepkiler gibi, duygular da duyuların sağladığı veri akışıyla ulaşılan gerçeklerden hareket ederdi. O yüzden, eskiden aşklar bile daha gerçekti. Çünkü gözler yalan söylemezdi. Ses, koku ve temas, hisleri destekler, biçimlendirir ve yönlendirirdi.

Dr. Anna Machin

Antropolog Dr. Anna Machin’e göre de, insanlar potansiyel bir partnerle genetik uyumluluk olup olmadığını değerlendirmek için beş duyunun tümünü kullanıyor. Machin CNBC’ye verdiği demeçte, “Görsel olarak güçlü genlerin göstergesi olan yüz simetrisini değerlendirebilir ve beden dilini okuyabilirsiniz. Ses tonunu duyabilir ve zekanın bir göstergesi olan söylediklerini dinleyebilirsiniz” diyor. Bunlar, aşkı çevrimiçi arayanlar için, yapacakları seçim konusunda önemli ipuçları.  Kötü haber, dokunmanın ve fiziksel çekimin temelini oluşturan nörokimyasal oksitosin salgılamasının ve özellikle kadınlar için genetik uyum göstergesi olan koku almanın, çevrimiçi tanışmalarda olanaksız olması.

Ayrıca, yapay zeka (ai), şimdilerde teknolojinin ileri evreleri için, “bedensiz var oluş ya da tekno-beden” tartışmalarının fitilini ateşliyor. Diyelim ki, beden vazgeçilmezliğini yitirdi, zihnin bedene ihtiyacı kalmadı. O zaman, duyular da gerçeği tespit konusunda eksperliğini yitirmiş olmaz mı? Algılanan mutlak gerçeklik ortadan kalkmaz mı? Bu durumda, dizayn edilebilir yeni bir gerçeklik alanı var olur. Bugüne kadar tüm karar ve tercihlerimizin temel girdisini oluşturan realite kaybolur. Bugün artık dualite olarak tanımlanan, alternatif gerçekliklere açık olma durumu oluşur.

Kusursuz aşklar, deepfakes ile başlar

Aşka inananlar, daima ruh ikizlerini ararlar. Sevgiyi savunanlar, fiziksel güzelliğe değil, ruh güzelliğine bakarlar. Görünen o ki, bu kriterlerle gerçek aşkın peşinde koşanlar, teknolojinin çevrimiçi geleceğinde, aşkı bulmakta hiç zorlanmayacaklar. Dijital bedenler ve yapay ruhlar, aşkın gerçekliğini de başkalaştıracaklar.

AI girişimlerinin, yapay sinir ağları üzerinden algoritmalar yardımıyla oluşturdukları sentetik avatar insan yüzleri ve fiziksel tasarımlarını, sinema, dizi, pazarlama ve reklam sektörleri için satışa sunmaya başladıklarını önceki yazılarda aktardık. Freelancer deepfaker’ların ardından, Deepfake Katalog Satışı’na yönelen Synthesia.oi, Alethea.ai gibi girişimlere, kuşkusuz yenileri eklenecek. Hatta Alethea.ai örneğinde olduğu gibi, deepfake kişi profillerinin sıfırdan tasarlanmış avatarlar olması da gerekmiyor.  Gerçek insanlar da, bu şirketlerin deepfake profil seçenekleri arasında yer almak üzere, yüzlerini bu kataloglarda satışa sunabiliyor.

İşte, yeni nesil deepfake profillerin kurumsal müşterileri arasında, artık çevrimiçi flört uygulamaları da yer alıyor. Stok fotoğraflar satan ve talep üzerine her gün 1 milyona kadar yüz profili oluşturma kapasitesine sahip bulunan Icons8’un CEO’su Ivan Braun, üniversite araştırmacılarına, reklamcılara, oyun şirketlerine ve bir tanışma sitesine, çoktandır deepfake yüzler sağlamakta oldıklarını, BBC News’e anlattı. Şirket, algoritmasını beslemek için, benzer ışık ve açılara sahip kontrollü bir ortamda dünya çapında 70 gerçek yüzün on binlerce fotoğrafını çekti. Braun, her gerçek yüz için yaşa, etnik kökene, saç uzunluğuna ve duyguya göre, en az 10 deepfake yüz oluşturabildiklerini belirtti.

Yapay sinir ağı teknolojileri ve algoritmalar, 3 yıl önce deepfake’in ilk ortaya çıkışını sağlayan Rakip Üretken Ağlar’ı (GAN) bile, hızla demode hale getirecek kadar hızla gelişiyor. Ses klonlama ve sentezleme teknolojileri ise, adeta onlarla yarışıyor.

Diğer yandan, çevrimiçi flört platformları, milyarlarca dolara ulaşan pazarı, pandeminin yol açtığı ekonomik krize feda etmek istemiyor. Onlar da pandemide sayıları hızla artan kullanıcılarını, artan işsizlik ve ekonomik sıkıntılarına rağmen, ayrıcalıklı profillere erişim için, ücretli üyelik satın almaya ikna etmeye çalışıyor. Bunun için, deepfakes dahil her yolu deniyor.

Gerçek zamanlı hiper gerçekçi deepfake profillerin cazibesi arttıkça, onları görüp de aşık olmamak zorlaşacak. Etkileyici fiziği, çekici zekası, tarzı ve duruşuyla, etrafına cazibe saçan deepfake erkek ve kadın profiller, kısa süre içinde, çevrimiçi amansız rekabetin başrolünde yer alacak. Anlık görüntülü sohbetlere katılacak, çevrimiçi duygusal ilizyon oluşturacak.

Zihin bilmeyince gönül katlanır mı?

“If ignorance is bliss, tis folly to be wise” (Cahillik bir lütufsa, akıllı olmak aptallıktır). 18. yüzyılda yaşamış İngiliz şair Thomas Gray’in meşhur sözü. (Wikipedia)

Cahilliğin dayanılmaz cazibesine her çağda teslim olmaktan kurtulamayan insanoğlu, cümlenin bir bölümünü cımbızlar: “Ignorance is bliss” (bilmemek mutluluktur). Oysa şair Thomas Gray’in, bunda bir kabahati yoktur. O çağının cahilliğini eleştirmeye çalışırken, cahiller onun sözünü 3 yüzyıldır işlerine geldiği gibi çarpıtırlar. İronik bakış açısıyla, kirli ve tehlikeli gerçekleri bilmemek, insanı kaygı ve stresten uzak tutup, anı yaşamayı kolaylaştırabilir. Ama bilmek daha güvenlidir. İnsan farkında olursa, en zor şartları bile, daha kolay kabullenir.

Uzak olmayan bir gelecekte, dünyanın herhangi bir yerinde karşı cinsle, çevrimiçi bir tanışma ve flört yaşarsanız, sakın aklınızdan çıkarmayın. Uzun vadeli hayaller ve evlilik planlarına kapılmadan önce, onu bulmuş olmanın ve çevrimiçi paylaşımlarınızın tadını çıkarın. Çevrimiçi karşılıklı yemek yiyin, Netflix’te aynı filmi izleyin, sohbet edin. Anın keyfini çıkarın ve farkında olun ki, yaşayamayacaklarınız, büyük hayal kırıklığına yol açmasın. Gerçek hayatta da aşklar, zaten hızlı tüketime dönüşmemiş miydi?

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: